Seyahat etmek neden güzeldir? Tura katılmak nasıl bir deneyimdir?
Seyahat etmek bence insanın başka başka pencerelerden dünyayı ve kendini tanıma yolculuğudur. Turla seyahat etmek ise bu deneyimi kaleydoskop gibi bambaşka renklere ayırır. Duygular binbir hale gelir. Hangi birine tutunsan, hangi birini fark etsen öbür tarafta bazı eksikler kaldığını bilirsin ama bunu sessizce kabul edersin. Turun bütününe bakınca insan anların kendisine sunduklarına hayran olur.
24-30 Mayıs 2026 tarihlerinde beraber Özbekistan'ı gezdiğim kıymetli turdaşlarım, güzide rehberimiz Gül Hanım, İbrahim Bey, kaptanlarımız ve Ayder Turizm'in tüm emektar çalışanları… Her birinizle birlikte bu çiçek dürbününden gördüğüm renkleri ayrı ayrı tarif etmek çok güç. Bu yüzden kaleydoskop metaforuna sığındım.
Turda olmak; hep bir akışın içinde kalarak tek bir ana binlerce duyguyu sığdırmak anlamına geliyor. Zamanın ne kadar kısa olduğunu bilerek anları zihin sarayının odalarına yerleştirmek ve hiç kaybetmemek istiyor insan. Sizlerle paylaştığımız her söz, bakış ve gülüş; birlikte yürüdüğümüz ve bolca terlettiğimiz yollar; en iyi açıların peşinde koştuğumuz kareler; başımızı yükseklerden ayıramadığımız anlar; ederini tartıştığımız alışverişler ve paylaştığımız güzel sofralar… Hepsi bizden onlara, onlardan bize bir parça bıraktı.
Hem yeni bir ülkeyi hem de yeni turdaşlarımızı tanımaya ve anlamaya gayret ettik. Kızmadık, sinirlenmedik, yarışmadık, yargılamadık. Bu turda bir nehrin çılgın akışında, Gül Rehberimizin kaptanlığında küçük teknemizle yol aldık. Hayatın hediyesini aldık, kabul ettik ve şükrettik. Ömrün geçiciliğinin ve zamanın ele avuca gelmez akışının hüznünü sıcak bir gülümsemeyle dağıttık.
Özbekistan'da; alimlerin ve bilgelerin diyarında, Emir Timur'un topraklarında, kardeşlerimizin memleketindeki havayı soluduk ve o havaya biraz da kendimizden bıraktık.
Büyüklerim, küçüklerim ve yaşıtlarım… Tur arkadaşlığının ancak insan insana, kalp kalbe bir iletişimle anlam kazandığını hissettirdiğiniz ve öğrettiğiniz için teşekkür ederim. Hepinize 41 kere "Maşallah!" Tekrar aynı sofrayı paylaşmayı heyecanla ve umutla bekliyorum.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin dizleriyle bitiriyorum; hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum:
"Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel;
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber geçti gitti, cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait; Şimdi yeni şeyler söylemek lazım."